Lojistik Sektörü Döviz Artışı Karşısında Galip de Olsa Mağlup

Biraz uzun bir başlık oldu; farkındayım ama içinde bulunduğumuz durumu kısaltarak anlatmamız mümkün değil.

Daha önceki yazılarımızda da belirttik. Lojistik sektörü ülkemizin döviz ihtiyacını karşılaması açısından hayati önemde bir sektör. Dış dünyayla bağ kurmanın neredeyse diplomasi dışındaki ilk alanıdır. Yani lojistik, sadece ekonomik değil; kültürel ve jeopolitik yönleri, sonuçları da olan bir sektördür.

Bununla beraber, dövizle çalışıyor olmamız, sonsuz bir deniz içinde olduğumuz anlamına gelmiyor. Bu yazımızda döviz kurunun sektörde yarattığı etkilerden söz edeceğiz.

Dövizin ekonomimiz üzerindeki etkisi bir gerçek. Dahası bu gerçek, ekonomik faaliyet yürütülen tüm coğrafyaların gerçeği artık. Bunun karşısında kaliteli, endüstriyel ve ekonominizi zamanın bu gerçeğine karşı güçlü kılacak yol, ülkenize döviz girişi sağlayacak sektörleri güçlendirmektir.

Lojistik ve onun yan kolları olan  sektörler iç ve dış ticaret hacmindeki dalgalanmalardan açık ve doğrudan etkileniyor. Döviz kurunda son zamanlarda yaşanan  ani ve hızlı yükseliş, doğal olarak  iç ticarette bir baskı hissettirecek. Bu şu demektir: Bölgeler arası ürünlerin satışı dahi ince bir hesap üzerinden yapılacak. Bazı bölgelerin meyvesinin az ya da geç farklı bölgelere gitmesi gibi.

Dövizdeki artış  taşıma ve lojistik maliyetlerimize olumsuz etki edecek. Sektörde görece iş hacminin azalması mümkün.

Diğer taraftan maliyetlerin yükselmesinin sektörü olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Her zaman şunu gözlemlemişizdir. Ne zaman iç ticarette bir azalma olsa ithalatta bir azalma yaşanır. Peki ihrcatta bir artış yaşanamaz mı, diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet, yaşanabilir. Hatta dönemsel olarak böyle olumlu sonuçlar yaşadığımız da olmuştur. Ancak, bu durumun olumlu sayılabilmesi için önümüzde bir engel var: Döviz kurundaki artış.

Kaldı ki ihracatta bir yükselişin olması için zamana ihtiyaç duyuyoruz.

Biraz da pratik örnekler verelim.

Dövizin artması demek yakıtın otomatik olarak artışa geçmesi demek. Bu durumda birçok masraf kalemimiz otomatik olarak artıyor. Dolayısıyla sektöre her ne kadar döviz kazandırıcı firmalar olursak da olalım, yaptığımız harcamaların çoğu döviz. Masraf kaleminin başında da döviz olduğu için ciddi anlamda etkilenmiş oluyorz. Diyelim ki 5 bin Euro’ya anlaştığımız bir nakliye fiyatı araç yüklemeye girmeden en az 200-300 Euro erimiş oluyor.

Sektör dövizle çalışıyor ama bir yandan dövizle borçlanıyor.

Dövizin yükseldiği ortamlarda birçok firma bu durumdan daha sarsıcı etkileniyor.

İşte tam da bu nedenle lojistik sektörü döviz artışı karşısında galip de olsa mağlup

TL’nin değer kaybetmesi elbette tercih edilir bir durum değil. Türkiye’de iş yapan herkesin  bu duyguda olduğunu biliyoruz. Ancak, döviz artışı karşısında devlet yetkililerinin, ülke için kilit önemde olan lojistik sektörüne yönelik destek vermesi ve sorunlar karşısında kalıcı çözümler üretmesi de bir gerekliliktir.

Mustafa İMRAK

ULAŞIM SEKTÖRÜ DERGİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.