Reklam
Reklam
Reklam
Tırsan, ödüllü Ar-Ge Merkezlerinde geliştirdiği bağımsız pendle süspansiyon ve progresif hidrolik dümenleme sistemli pendle low-loaderı K.SLL P’yi Türkiye ve Avrupa Ağır Nakliyecisi ile buluştuğu etkinliklerle tanıttı. Ağır nakliye sektörünün değerli temsilcileri, Tırsan Adapazarı Mega Üretim Kampüsü’nde gerçekleştirilen etkinlikte bir araya geldi. Sektör temsilcileri Pendle Low-loader’ın yük bağlama, kademeli uzama ve 60 dereceye kadar hidrolik dümenleme fonksiyonlarını etkinlik alanında inceledi. 600 mm’lik süspansiyon hareket aralığına sahip bağımsız pendle süspansiyon ise Avrupa’nın ilk ve tek treyler test pistinde zorlu ve engebeli yollarda gösterdiği kusursuz denge performansı ile büyük beğeni topladı. Tırsan mühendisleri aracın fonksiyon ve performansının canlı izlendiği etkinlikte; tasarım, test, onaylama ve üretim süreçleri ile ilgili detaylı bilgilendirme gerçekleştirerek sektörün ileri seviye operasyonel opsiyon talepleri değerlendirildi. Sektörün duayen isimleri tarafından titizlikle incelenen, Tırsan mühendisliğinin ürünü Pendle Low-loader, 600 mm’lik süspansiyon hareket açıklığı, 60 derecelik hidrolik dümenleme sistemi, Avrupa’nın zirvesinde üstün yük güvenliği donanımları ve Avrupa’nın korozyon önleme şampiyonu metalizasyonu özelliğiyle tam not aldı. Türkiye’deki etkinliğin ardından, Tırsan’ın Almanya/Goch şehrinde bulunan fabrikasında Almanya başta olmak üzere 10 ülkeden, 100’ü aşkın sektör profesyonelinin katılımı ile Avrupa lansmanı gerçekleştirildi. Avrupa Low-bed pazarında 2021 yılından bu yana devamlı olarak ilk 2 sırada yer alan Tırsan, ödüllü Ar-Ge Merkezlerinde geliştirdiği Pendle Low-loader ile müşterilerinin rekabetçiliğini tekne, uçak motoru, silo, jeneratör, iş makinesi gibi yüklerde yüksek manevra kabiliyeti ve süspansiyon hareket aralığı ile daha da artıracak. AĞIR YÜK TAŞIMACILIĞINDA EN YÜKSEK MANEVRA EN RAHAT OPERASYON Tırsan’ın geliştirdiği Pendle Low-loader, ağır yük taşımacılığında en yüksek manevra kabiliyeti ve en rahat operasyonu sunuyor. Avrupa’nın ilk ve tek treyler test pistinde 30 ton yüklü vaziyette 1 milyon kilometrelik sürüş testi sonrasında onaylanan Pendle süspansiyonlu Low-loader’ın sağlam şasisi ve Tırsan mühendisliği ile geliştirilen süspansiyon sistemi; yapısal bütünlük, burulma dayanımı, uzun ömür, yük dağılımı, yol tutuşu ve işlevsellik alanlarında üst performansı garantiliyor. Bağımsız pendle süspansiyon ve 60 dereceye kadar progresif hidrolik dümenleme sistemi, 0-60 derece arasındaki tüm açılardan Ackermann prensiplerine tam uyum sağlar. Bu sayede 90 dereceden keskin dönüşler, stabilize yollar, tarla yolları ve şantiye sahaları gibi en zorlu koşullarda dahi kusursuz araç hizalaması ve en rahat operasyonu sunar. Tırsan Ar-Ge merkezlerinde geliştirilip onaylanan bağımsız pendle süspansiyon Avrupa’nın en yüksek hareket aralığı 600 mm’ye varan süspansiyon hareket aralığı sunarak, maksimum yük dengesi ve güvenliği sağlıyor. Almanya mevzuatına uygun olarak aks başına 12 ton taşıma kapasitesi sunar. 350 mm ile Avrupa’nın en düşük platform yükleme yüksekliğini sunan K.SLL P, 3.650 mm yüksekliğe kadar yüklerin ilave izin gerektirmeden taşınmasına olanak tanır. 500 mm’lik kademeler ile 5.550 mm uzayan şasisi ve 2 x 225 mm genişletme braketleri ile iş makinelerinden tarım ve endüstriyel silolara, yapı bileşenlerinden teknelere kadar çok çeşitli yükleri maksimum dengeyle taşır. Kapalı halde 6.750 mm, uzamış halde 12.300 mm olan havuz ile tüm araç uzunlukları, TÜV-DEKRA tarafından Paragraf 70 yönetmeliğine uygunluk kapsamında onaylanmıştır. Böylece bağımsız pendle süspansiyonlu Low-loader, her konfigürasyonda en yüksek manevra ve en rahat operasyonu sunar.

Renault 120. yılını kutluyor

1898 yılında ilk otomobilini üreten Louis Renault tarafından kurulan Fransız otomotiv devi Renault 120. yılını kutluyor. Başlangıçta bireysel ulaşım aracı olarak geliştiren Renault, ilerleyen yıllarda aileler için otomobil tasarlamaya başladı. Renault, kullanıcıların ihtiyacını gözlemleyerek tarihinde birçok ilke imza atan marka oldu. Ailelerin eşyalarını koyabilmeleri için tasarlanan bagaj bölümü gibi yeniliklerin yan sıra minivan, monospace gibi segmentlerin de yaratıcısı oldu.

Marka, 6 silindirli otomobiller sonrası 1937 yılında geliştirdiği Primaquatre sayesinde Fransa pazarının kalbi olan 10 ve 11CV pazarına yerleşmeyi başardı. Renault, 1965 yılında cesur tarzı ve üstün tasarımı ile 16 Station Vagon’u üreterek müşterilerine hiçbir otomobilin sağlamadığı geniş kullanım alanını sundu. Renault 16, kısa bir süre içinde popüler hale geldi.

Renault, binek modeller sonrası tasarladığı hafif ticari modeller ile profesyonel hayata da girdi. Renault, esnaf ve tüccarların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik 1959 yılında Estafette modelini üretti. Alışılmışın dışında bir tarza sahip olan Estafette, hizmet tipi araçların tek düzeliğinden uzaklaşmak için, turuncu, sarı ve mavi gibi canlı renklerle satışa sunuldu.

Hem iş hem de aile otomobili fikri ile ortaya çıkan marka, 1961 yılında ürettiği Renault 4 ile düz zemini sayesinde kolay yükleme imkanı sağlıyordu. Böylece ihtiyaçlara göre dönüşebilen hatchback doğmuş oldu. Bir aile otomobilini, bir hizmet tipi araca veya tatile çıkmaya hazır küçük bir otomobile dönüştürmek için, koltuğu arkaya doğru itmek yeterli oluyordu.

1964 yılında Monte-Carlo rallisi ve Tour de Corse rallilerini kazanan 4CV ve Dauphine modelleri birer efsaneye dönüşerek performansları ile büyük bir hayran kitlesi kazandı. Özgürlüğün ve hızın keyfini çıkarmak isteyen gençler için tasarlanan Gordini ise standart Renault serisi bir otomobilin iki katı fiyata sahip olmasına rağmen 11 bin 600 satış adedine ulaştı.

Üretimi 1969 yılında Romanya’da başlayan Renault 12, iki yıl sonra Türkiye’de Oyak Renault Fabrikaları’nda üretilmeye başlandı.

Toplumsal değişimleri yakından takip eden Renault, 1972 yılında kadınlara uygun bir otomobil olan Renault 5’i tasarladı. Bu model, sadece iki kapısı ve çocukları arka tarafta güvenli bir şekilde taşımaya uygundu.

Renault 4, Renault 16, Renault 6 ve Renault 5 ile “yaşanacak otomobiller” kavramını yaratan marka, hem sedan hem de van segmentinin avantajlarını birleştiren Renault Espace’ı piyasaya sürerek bu segmenti yaratan marka oldu. 5 veya 7 koltuklu dönüştürülebilen ve Renault 25’ten alınan 2 litre motoru ile yumuşak bir tarza sahip olan Espace, 1985 yılından itibaren ailelerin tercihi haline gelmeye başladı ve pazarda uzun süre rakipsiz yoluna devam etti.

Otomotiv sektöründe her zaman ilklere imza atmış olan Renault, 1996 yılında da binek otomobilin ilk minivanı olarak tasarlanan MPV segmentinin ilk modeli Scenic’i üretti. Otomobilde masa olarak kullanılabilen sürgülü arka koltuğu, yatabilir arka yan koltukları, yolcular için tepsiler, koltukların altında ve yerde çok sayıda saklama gözü gibi araç içi yaşamı kolaylaştıracak özellikler bulunuyordu. Bu vizyoner yaklaşım sayesinde Scenic 1997 yılında “Car of The Year (COTY) / Yılın Otomobili” seçildi.

Sıra dışılık konusunda cesur olmaya devam eden Renault, alçak coupé otomobillerin popüler olduğu bir dönemde yüksek bir otomobil olan Avantime’ı üretti. 1999 yılında üretilen model, SUV araçlar piyasaya sürülmeden önce bir coupe ve minivanın cesur bir karışımı olarak ön plana çıkıyordu.

Renault, ekolojik sorunlar, trafik sıkışıklığı, yeni tüketim alışkanlıkları ve paylaşımlı seyahat kavramı ile bir değişim sürecinden geçen dünya için yeni bakış açıları ve mobilite çözümleri geliştirmeye devam ediyor. 2019 yılında ulaşılabilir fiyata 4 farklı elektrikli modelin üretimini yapacağını açıklayan Renault, öncü marka olma özelliğini sürdürüyor. Elektrikli otomobil teknolojisinin yanı sıra otonom araçları ile marka, inovatif yaklaşımı ve vizyonu sayesinde insanların hayatını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

ULAŞIM SEKTÖRÜ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.